26 June 2009

Michael Jackson

I grew up listening to his songs, watching his dance. I hope, your songs will live in our generation.. You will be remembered through your music forever. Rest in peace...

The Way You Make Me Feel, Bad, Just Good Friends, Man in the Mirror, Leave Me Alone 1980 lerde okulda, bisiklette, bahçede, arkadaşlarla her yerde şarkılarını dinlediğimiz Michael bizim için en iyi yabancı şarkıcıydı. İngilizce ders olarak o zamanlar sadece ortaokullarda vardı. Biz onun kasetlerini alıp, şarkılarını ezberliyorduk. Bir yaz hiç unutmam! yer İstanbul, Leventle bahçede Michael’ın dans hareketlerini bile yapıyorduk. O zamanlar walkman kullanıyorduk, onu dinlemek çok zevkliydi. Toprağın bol olsun Michael…



Think about the generations and to say we want to make it a better world for our children and our children's children. So that they know it's a better world for them; and think if they can make it a better place.







There's a place in your heart

And I know that it is love

And this place could be much

Brighter than tomorrow.

And if you really try

You'll find there's no need to cry In this place you'll feel

There's no hurt or sorrow.

There are ways to get there If you care enough for the living

Make a little space, make a better place.

Chorus: Heal the world Make it a better place

For you and for me and the entire human race

There are people dying If you care enough for the living

Make a better place for You and for me.

If you want to know why There's a love that cannot lie

Love is strong It only cares for joyful giving.

If we try we shall see In this bliss we cannot feel Fear or dread

We stop existing and start living

Then it feels that always

Love's enough for us growing

Make a better world, make a better world.

Chorus: Heal the world

Make it a better place

For you and for me and the entire human race.

There are people dying

If you care enough for the living

Make a better place for You and for me.

Bridge: And the dream we would conceived in

Will reveal a joyful face And the world we once believed in

Will shine again in grace Then why do we keep strangling life

Wound this earth, crucify it's soul Though it's plain to see, this world is heavenly Be God's glow. We could fly so high

Let our spirits never die

In my heart I feel You are all my brothers

Create a world with no fear

Together we'll cry happy tears

See the nations turn

Their swords into plowshares

We could really get there

If you cared enough for the living

Make a little space to make a better place.

Chorus: Heal the world

Make it a better place

For you and for me and the entire human race

There are people dying If you care enough for the living

Make a better place for

You and for me.

There are people dying if you care enough for the living

Make a better place for you and for me.

There are people dying if you care enough for the living

Make a better place for you and for me.

Michael Jackson - Heal The World

Benim için hiçbir zaman siyah doğup beyaz ölmedin!. Bizim için her renk sende vardı! 1990’lara kadar şarkılarını zevkle söylediğimiz Amerikalı bir dans ustası oldun. Senden sonra o üstün sahne performansını sergileyebilecek yeni bir pop kralının dünyaya gelebileceğine pek inanmıyorum.

22 June 2009

A Fly

A hungry boy asked for a meal in a restaurant. The waiter brought the soup and put it on the table. After a moment, the hungry boy called the waiter again and said:
"Waiter! Waiter! There's a fly in my soup!"
"Please don't speak so loudly, sir," said the waiter, "or everyone will want one."

20 June 2009

Ben ayakta durmayı senden öğrendim

Gittin, kanadı kırık kuştum (canım bir yandı anlatamam)
Sustum, sözlerine küstüm (sen konuştun ben hep sustum)
Hani kırılırsın siyaha (siyahı üstüme çektim ama nefret ettim)
Nöbet nöbet geceler boyunca (sen aylar ben yıllar diyeyim geçen sürede daha çok olgunlaştım...)
Dün güne dize gelince (zaman geldi kokunu, zaman geldi sarılmanı özledim, gözlerime bakmanı özledim)
Yürek acılara doyunca (dese de Funda, içim hala yanık, yoksun yanımda)
O tez dönüşün geç olunca (anladım bir daha dönmeyeceksin, niye elimi elinden çektin, niye lanet olası bıraktın, halt ettin...)
Kendime tahammülü öğrendim (içime aksa da göz yaşım gıkım çıkmadı, çıkmayacak belki de, ta ki yanına gelene kadar)
Kördüm, bilendim (sevgiyi hayattan ayırdım, bilendim yoksundum sevginden, çok acı çektim içime attım)
Seni unutmayı öğrendim (dese de Funda ben seni UNUTMADIM, UNUTAMADIM, UNUTAMAYACAĞIM...)
Sen yoktun, ben yalnız kalmayı öğrendim, (yapayalnızdım)
Acıya duvar gibi durmayı öğrendim, (güçlü gördü herkes, yardım istedi fazlasını verdim ama içim bomboş hala ...)
Kaybolmuş bir dilin sözcükleri gibi (beni bıraktığın o günü ASLA unutamadım.) Köksüz, bağsız durmayı öğrendim (vaz geçtim soyumdan yoktun ki neyime bir benden fazlası)
Vazgeçtiysen hep sağanak yağışlarımdan ( lütfen söyle beni de alsınlar yanına, bazen bir vuruyor sanırsın en tepeden asfalta çakılmak gibi birşey)
Vazgeçtiysen bitmek bilmez kışlarımdan ( sıkıldıysan oralarda al beni de eskisi gibi karşılıklı sohbet edelim, söz bu sefer sana bir sarılacağım sanki bir daha gitmeyecekmişsin gibi)
Korkma kimseye ödenecek borcum yok (Allahın iznini bekliyorum, Seni çok özledim)
Yoksaymayı ben senden öğrendim (yoksaymayı ben senden öğrendim)

By Funda ARAR

11 June 2009

Bir veda

Bu bir veda, bir tebessüm,
Yaz güneşine,
Bir nefes dağ kokusuna…
Açık kurşuni mehtap içinde
Bir veda,
Kaybolmuş aşklara, hayata,
Mağlubum.
Derin sevdalara,
Büyük ihtiraslara mağlubum
Ben hayatın mağlubuyum,
Derin sevdaları beceremedim mağlubum,
Ben hayatın mağlubuyum,
Derin sevdaları beceremedim mağlubum…

10 June 2009

Kalbimdeki Sancı

Gönlümdeki küçük bir aşk oyunu mu
Böyle gitmez bilmiyorum ben sonumu
Dudaklarımda aşk
Kalbimde bir sızı
Her günüm gözyaşı
Her anım ah acı
Bekliyorum gelirmisin söyle
Ağlıyorum bile bile yanıyorum
Yine bana kalır
Senden çektiğim acı
Neden beni bulur
Bitmek bilmeyen sancı

21 May 2009

Winner Silver, Zeynep OZMEN




Be a reading Penguin'....!





CONGRATULATIONS TO


WINNER SILVER


Zeynep Özmen


from Swan English


on winning Reading Penguin Competition


May, 2009

19 May 2009

To my best Norwegian friend, Line MYHRE

Years ago, when I was younger
I kinda liked a girl I knew
She was mine and we were sweethearts
That was then but then it's true

Chorus
I'm in love with a fairytale, even though it hurts'
Cause I don't care if I loose my mind
I'm already cursed

Every day we start a fighting
Every night we fell in love
No one else could make me sadder
But no one else could lift me high above
I don't know, what I was doing
When suddenly, we fell apart
Now a days, I cannot find her
But when I do, we'll get a brand new start

Chorus
I'm in love with a fairytale, even though it hurts'
Cause I don't care, if I loose my mind
I'm already cursed
She's a fairytale yeah even though it hurts'
Cause I don't care, if I loose my mind
I'm already cursed

................................................
Well… What can I say? Sure when I saw singer Alexander, remembered Line, then enjoyed the song's lyrics. Nice song...congratulation. The Norwegian must be happy that they have a great contestant!

Let's talk about the meaning of the song in Turkish!
Years ago, when I was younger
Yıllar önce, ben gençken (Sevgili eski tutkulu aşkını dile getirir.)
I kind a liked, a girl I knew
Bir kızı sevdim
She was mine and we were sweet hearts
O benimdi ve sevgiliydik (O güzel kız benimdi tabi ki sevgiyi yaşayan iki tatlı kalptik)
That was then, but then it’s true
Öyleydi, bu doğru (İster inanın ister inanmayın)
I’m in love with a fairytale
Bir peri masalına aşığım ( Belki siz hissetmeseniz de ben hissettim, çok zor bulunan ama hep masallarda okuduğumuz bir peri kızına aşığım, belki de hiç o küçüklüğünüzde kitaplarınızda görmediğiniz PERİ KIZI!)
Even though it hurts
Canımı yakmasına rağmen (Onu yaşamak, ona ulaşmak umduğunuz kadar kolay değildi, yoruldum, ağladım, zorlandım, soğukta dondum, çölde yandım, canım gerçekten yandı)
Cause I don’t care if I lose my mind!!
Aklımı kaybetsemde umrumda değil!! (Aklımı kaçırsam da hiç umurumda değil senin, yada senin yada hepinizin ne düşündüğün umrumda değil! Sevmeyi yaşadım, olmazı başardım ben evet BEN BİR PERİ KZINA AŞIK OLDUM, Yaşadım çoooooooooooooooooooooooooooooooooooook SEVDİM, sonucu ne olursa olsun buna değerdi, sevmeyi bilenler anlar beni...)
I’m already cursed
Zaten lanetlenmişim ben ( Eee dedim ya Lanetlendim, melekler peşimde Azrail ensemde Amaaaan bana ne Sevdim, anlatamam bambaşka bir duygu...)
Every day we started fighting
Her gün kavga etmeye başladık, ( İşin gerçeği korkum ondan uzak kalmaktı, ne, ne zaman, kim bizi ayırabilirdi, tartışsam da bir kaç dakika sonra gözlerim onu ellerim onu, kalbim onu arardı, gençlikten öte ...)
Every night we fell in love
Her gece, aşık olduk. ( Her gece onu ne kadar çok sevdiğimi anladım bir başkaydı ilk aşk hele o ulaşılması zor olan peri kızı olunca canım pahasına elimde baş ucumda yanımda koynumda tuttum. Her gece bir daha bir daha aşık oldum hiç ayrılmayacakmışım gibi)
No one else could make me sadder kimse
beni üzemez ( Kimsenin beni üzmesine izin vermedim. Yanımdaki babam olsa da, ne fark eder di bir gün annemin onu sevdiği gibi bende birine aşık olmuştum, ama bu onların aşkın dan da güçlüydü, çünkü bizimkisi, küçük dudakların her gece fısıldadığı masallar diyarındaki birbirini çok seven peri kızının hikayesiydi, ölümlülerden sadece beni seçmişti bende onu!)
But no one else could lift me high above
Kimse beni bukadar yukarı çıkaramaz memnun edemez (mutlu) (Mutluluk bambaşkaydı onunla, sanki onun gibi hep gökyüzünde kalacaktım, sanki kanatlanıyordum)
I don’t know what I was doing.
Ne yaptığımı bilmiyorum. ( Ne yaptığımı bilmiyordum)
When suddenly we fell apart
Aniden ayrıldığımız zaman ( La... olsun tabi ki ben bir ölümlü o ise güzel bir peri kızıydı...) Nowadays I cannot find her
Bugünlerde ona ulaşamıyorum ( Bugünlerde ona ulaşamıyorum, bilin ki onu her şeyden çok özledim, kedimden, çiçeklerimden, en çok sevdiğim ayı yogimden de çok özledim, tanrım beni ona tekrar gönderse ne güzel olurdu)
But when I do we’ll get a brand new start
Yepyeni bir başlangıç yapmamızı kabul ettiğimde ( Bu başlangıçta biliniz ki sevdiğim kasabamı , doğduğum ülkemi herşeyi arkamda bırakacaktım, vb düşündüğümü mü sandın sandın sandınız, hayır saniye bile değil derhal her şeyi arkamda bıraktım, ben bir peri kızına tutuldum, varsın olsun sadece onunla heryer de olsun, sadece onunla olayım yeter bana..)
I’m in love with a fairytale
Ben bir peri masalına aşığım ( Ben babaannemin okuduğu masallardaki peri kızına aşık oldum, tuttu beni kolumdan, tam kalbimin ortasından vurdu beni
A - Ş - K [ L-O-V-E ] )
Even though it hurts
Canımı yakmasına rağmen ( Canım yandı öyle bir yandı ki derler ya doğduğuna pişman oldun aynen öyle birşey, Ama daha fazlasına bile razıyım, Hey azrail kolaysa yakalasana, HİÇ UMURUMDA DEĞİL, çünkü ben o PERİ KIZINI ÇOK HEMDE ÇOOOOOOOOOOOOOOOOOK SEVİYORUM)
Cause I don’t care if I lose my mind
Aklımı kaçırsamda umrumda değil ( Hiçbir şey umurumda değil onu seviyorum)
I’m already cursed Zaten lanetlenmişim ben ( Zaten çok tan aforoz edilmişim....)
She’s a fairytale yeah O bir peri masalı ( ben artık o satırlarda onunla yaşamaya söz verdim varsın ne olacaksa şimdi olsun, TANRIM ne olacaksa şimdi olsun)
Even though it hurts Canımı yakmasına rağmen cause I don’t care if I lose my mind
Aklımı kaçırsamda umrumda değil
I’m already cursed Zaten lanetlenmişim ben.

27 April 2009

Görkem DAVUTOGLU

Sevgili Görkemcim, Seni çok Seviyoruz, Doğum gününü candan kutlar, bütün dileklerinin yerine gelmesini canı gönülden dileriz.

Erkin & Deniz

26 April 2009

Buyuk kolej 7th ELT Conferences May 02. 2009

What are the most important problems facing the young learners while they are learning a new foreign language such as English Language? Do we have specific goals for our learners for the next 5 or 10 years? or for coming years? How could near future English teachers describe the new technology in teaching English? Are you planning process of your teaching skills? I think, technological systems might improve our education curriculum at language schools and home. Can you teach over 400 new words to a new foreign language learner in a month? or it’s just a blink to teach over 800 new words to a new L2 by using high technology.

I occasionally ask those questions myself and guess I can look forward to having more high technology on education. I hope new and experienced teachers share more ideas that I talked those before.

12 April 2009

Başarı

Başarı için çalış, inanmak için başar.

by İbrahim KANDEMİR

Nisan 12. 2009
Ankara

Ne Mutlu Türküm diyene!
 How happy it is to say that I am a Turk!
Eastern Mediterranean University
  • Eastern Mediterranean University
  • Faculty of Education (ELT)
  • Subscribe to daumedankara
    Powered by groups.yahoo.com