6 October 2006

Evlilik

Evlilik üzerine belki saatlerce konuşursunuz. Tabi canım bende fikrimi bellli noktalarda paylaşmak istedim.

Bu iki kişinin beraberliği kimisine göre, sudaki bir girdap, çamura saplanmış çaresiz bir insan, kimilerine göre de, lunaparktaki dönme dolap gibi veya paraşütle kendini gökyüzünden boşluğa bırakmak gibi… Sosyologlar, psikologlar ve bu konuyla alakalı kendi dallarında uzman olanlar her yönüyle araştırıp mutlu evliliğin sırlarını bulmaya çalışıyorlar. Olmadı baba , anne vyea kardeşlerimize soruyoruz. Yada çok yakın arkadaş grubundaki dostlara! :) Uzmanlar araştırmalarını sürdüre dursun, hayat boyunca evlilikler olurken, çiftler arasında boşanmalar da devam ediyor. Evliliklerde, toplumun kültürü, ekonomik yapısı, sosyal yapısı, teknolojik gelişimi gibi bir çok faktör etken oluyor. Uzmanlar bu faktörleri ele alarak kişilerin evlenmeden önce nelere dikkat edilmesi gerektiğini şöyle vurguluyorlarmış; 25-30 yaşlarından önce evlenmeyin: Dünyanın neresinde olursa olsun, insanların bu yaşta hayata bakış açısı ve ikili yaşama bakışı daha farklı oluyor. Çiftler arasında baskınlık etkenleri biraz daha az oluyor. Tabii ki bu etkenlik toplumun kültürel yapısına da bağlı oluyor. Eğer erkek etkeni baskın ise bunun sadece edilgenlik faktöründe yumuşama meydana getiriyormuş. Bu yaşlarda yapılan evlilikler daha da uzun sürüyor. Arkadaşlık ortamlarını değerlendirin: Eğitim esnasında veya iş ortamında her insanın belli bir arkadaşlık yaptığı çevresi vardır. Kişi bu çevresinde bulunan arkadaşlarını izlenim altına alabilir. Evli olan arkadaşlarına evlilik hakkında soru sorma yerine, onların yaşam tarzlarını ve sorunlarını izleyerek, tanımlayarak irdeleyebilir (Şermin Eda ve Ahmet sizler bu grupdasınız). Tabii ki bu sadece tekil arkadaşla olamamalı. Böyle bir arkadaşlık sabit düşünceye kapılmasına neden olur. Birkaç arkadaşının evliliğini gözden geçirirse o zaman ortak sorunları pekiştirir ve bu sorunlara karşı önceden önlem almış ve evleneceği kişiyle önceden konuşarak halletmiş olur. Bu da uzun ve mutlu bir evliliğin ön adımı olur. Şimdi söyleyeceğim çok önemli ALTINI ÇİZİYORUM Evlenmek için evlenmeyin!!!!; Yaşınız ilerledi, evde kalmaktan veya çevrenizin size karşı farklı sözler söylemesinden korktuğunuz için evlenmeyin!!. Erken yaşta birisine aşık oldunuz ,onunla evlenmek için her şeyine katlanmaya razı gibi görünüyorsunuz. Uzmanlar, bu evliliklere umutsuz evlilik olarak bakıyorlarmış ve uyarıyorlar. Korkudan, güvensizlikten yada evden uzaklaşmak için yapılan evliliklerin ömrü uzun vadeli olmuyor. Kardeşim önce sevecen sevecen!! Evleneceğiniz şahsı tanıyın; En sert ve kendini en karmaşık olarak gören insanlar bile çok çabuk aşık olabiliyorlar. Hatta aşık olmasını bilmeyen insanlar bile farkında olmadan aşık olup hemen evleniyorlar. (Amin! :) Asıl şimdi olanlar oldu. Onun kim olduğunu gerçekçi bir şekilde saptamadınız ve tanıdığınızı sandığınız, tanımadığınız birisiyle evlendiniz. İşte bu hatadır. Aşıksınız, ama sevdiğiniz insan sizin istediğiniz gibi davranmıyor, hemen aklınıza gelen ilk şey ise,gelecek düşüncedir. “Olsun onu ben değiştiririm!” diyerek adımlarınızı atarsanız yanlış yapmış olursunuz. Zaten yaşı gelmiş 30'a neyi değiştirecenki. Evleneceğiniz kişinin doğrularını da, yanlışlarını da görün. Bu durumda o insanın sizin istediğiniz kişi olmadığını görür, çaba harcamaya da son verirsiniz.Denginizle evlenin; Beraber olduğunuz kişinin sizin denginiz olduğunu kendi kendinize sorun. Kültürel, düşünce, tarz ve yaşam farklılıklarını göz önünde bulundurun. Eşler arasındaki diyalog daha sonra birbirleri üzerinde hakimiyet kurmaya doğru yönelir. Zaten bu tip evliliklerde uzun sürmezBeklemesini bilin; İki kişi birbirlerinden hoşlandı veya birileri tarafından tavsiye edilip evlendirilmeye yönlendirildi (görücü usulü). Aileler veya çiftler şunu bilmeli, kim ve ne olursa olsun evlenecek olan kişiler en az bir yıl beklemeleri ve birbirlerini iyi tanımaları gerekmektedir. ( Erken davranmayın!!!) İki tarafta iyi düşünmeli. Bu iş oyuncak değil! Araştırmalar, kısa sürede yapılan evliliklerin mutsuzlukla sonuçlandığını tespit ettmiş. Bağımlılardan uzak durmaya çalışın; Uzmanların yaptıkları araştırmalardan biri de bağımlı olan insanların evliliklerin kısa sürede yıkıldığını ortaya çıkardı. Bazen hiç aklınıza bile gelmeyen ve basit bir bağımlılık olarak nitelendirdiğiniz “Sigara” bile bir evliliği yıkmaya yeterli bir sorundur. Allahtan ben içmiyorum. İşte çiftler birbirlerine dürüst olarak bağımlı olduklarını ve dozajlarını daha önceden söylemeleri gerekir. Bu dönemlerde aile kurma düşüncesi insanlar üzerinde git gide azaldığı için önceden konuşmayı belirleyin. Anlaşabileceğiniz kişiyi seçin; Evlenmeye aday gördüğünüz kişiyle karşılıklı diyalogla sorunlarınızı çözmeye çalışın. Bu sorunlar çözülemiyorsa zorlamanın anlamı yok. Uzmanlar böyle durumlarda çiftlerin nikahta keramet vardır düşüncesinde uzak durmaları gerektiğini söylüyorlar. Bunun en büyük hatalardan birisi olduğunu belirtiyorlar. Hatta ve hatta kişiler evli olan çiftlerden birisine sorduklarında, ‘eşinin kendisini ne kadar yıprattığını” her ikisi de “evet” cevabını verecektir. Onun için diyalog kurup anlaşabileceğiniz kişiyi seçin.Her zaman heyecan arayın ve farklı olun; Evlendiğiniz kişiye karşı dürüst, ayrıca yaşantınızda da farklılıkları arayan kişi olmaya çalışın. Monotonluk sizi ve eşinizi başka yerlere doğru yönlendirebilir. Bu da şimdiden sönük bir evliliğe adım atmış olmanızı sağlayacaktır. Esasında gecenin ikisinde yazılacak çok olsada, sabahın dokuzunda dersim olduğunu hatırlatan çalarsaatim bana göz kırpıyor. Yakında yine yazışmak üzere.

Hey Fatih Hocam, vaktin olursa diğer basket maçına lütfen beraber gidelim.

9 comments:

Anonymous said...

Abicim senin bu bloğunu son altı aydır takip ediyorum, ilk defa bu kadar uzun yazıyorsun? Niye acaba:))

Sevgiler

Ebru

Wildrose said...

Evet haklısın :)
Küçük yaşta evliliklere bende karşıyım, insan en azından belli bir olgunluğa erişmiş olmalı, Sanırım yaş bir faktör sayılamaz, Çünkü olgunluk yaşa bakmıyor, Kimileri varki 18 yaşında çok olgun kişiler olabiliyor, Yada bunun tam tersi 40 yaşına gelmiş ama hayla bir çoçuk gibi evliliği bir oyuncak gibi görüp oynamaya kalkan insanlar, ama 18 yaşındaki bir insan olgunluğa erişmiş evlensin de demiyorum, Aslında bunlar istisnai durumlar, Bazı yaşlar varki kesinlikle dolu dolu yaşanması gereken yaşlar 17 18 19 :) insan bu yaşlarda eğitimini alabiliyor, gezip tozabiliyor kesinlikle evlenilecek bir yaş olduğunu düşünmüyorum :) Sırf evde kaldım kokusu yada evlenince daha mutlu olacağım ailemin baskılardan kurtulacağım yani KORKU bu sebeplerden dolayı evlenmek dogru değil Çünkü hayatın insana neler getireceği belli olmaz, Gerçi kaderdir Yaşanmak zorundadır ama Sırf korkudan dolayı evlenmekte İnsanın kendini ateşe atması gibi birşey ( Mutlu olan insanlarda vardır onlara bir lafım yok ) yani deyim yerindeyse eskisine göre daha kötü bir hayat yaşamak YAGMURDAN KAÇARKEN DOLUYA TUTULMAK :( BU DAHADA ÜZÜCÜDÜR SANIRIM.. çevremde böyle bir örnek var isim vermek istemiyorum. Arkadaşım baskıdan kurtulmak için evlendi. Yanlış bir şey yaptığının farkındaydık çok engel olmak istedik ama hiç dinlemedi şu an durumu daha da kötü bu beni çok üzüyor ve ayrılığın eşiğinde yapabileceğimiz hiç bir şey yok sadece Allah yardımcısı olsun demekten başka aslında böyle örnekler o kadar çok ki saymakla bitmez bence aillerin çoçuklarına karşı daha bilinçli davranması gerekiyor en azından çoçukları ile arkadaş gibi konuşmları dertlerine ortak olmaları gerektiğinde uyarmarları gerekiyor Malesef toplumumuzun büyük bir kesminde bu bilinç yok, buda çoçukların aillerinden çekinmelerine yasaklara daha ilgi göstermelerine ve gizli saklı işler yapmalarına neden olabiliyor:( ve buda çoçuğun tüm yaşamını etkiliyor evliliğini bile
Karşıdaki kişiyi tanımakda çok gerekir, Çünkü hayat gibi ağır bir yükü artık çiftler beraber taşıyacaklardır, Bunu beraber yürütebilecekler mi, Kafa yapıları uyuyor mu? en azından ortak fikirleri olmalı hayatı paylaşabileceklermi? bence önce bu gibi sorulara ortak cevap verebilmeleri gerekiyor:)

Ama unuttuğumuz birşey var, YAZGI, yüce Allah yazarsa(Nikahın yeryüzüne çıkarsa ) yapabilecek hiç bir şey yoktur Ağzın dilin bağlanır,derler:) Onada karşı gelinemezki zaten O yüzdendir ki HAYATTA HERŞEYİN HAYIRLISINI DİLEMEK gerekiyor :)

Yazacak o kadar şey var ki Sanırım bitecek gibi değil :)) Ben gene çok konuşuyorum :)) Neyse

I wish that Your wishes came true :))

Yours
Nesrin

Erkin said...

Doğru bu konu üzerine konuşulacak çok şey var. Fedakar olmak lazım derim. Hemen pes etmemek lazım. Aşk herzaman canlı kalamaz ama arda bir yoklar. SEVGİDİR gerçek olan. İşte ona sahip çıkmak lazım. Sürtüşmelerin ve dışardaki insanların onu bölmesine izin vermeyin.

p.s: Wildrose, thanks for your wishes.

MELTEM said...

:) uzun bi yazı ama gerekli bi yazı bence.Fikirlerine katılmamak elde değil

Anonymous said...

Erkincim, senin de dediğin gibi evlilik öyle hemen karar verilecek bir durum değil, hele bi de iş ciddiye binince 2 değil 3 değil 1000 kere düşünüyor insan, öyle ki ömür boyu aynı yastığı paylaşacağın, ii kötü her gününde seninle beraber olabilecek birini bulmak kolay değil, bunun yanısıra erken evliliğe ben de karşıyım, çünkü o yaşlarda henüz insanlar tam olarak ne istediğini bilmiyor, karşısındaki insana hemen kanabiliyor, veya bazen aşkından kör olup kendisine hiç değer vermeyen bir insanla evlenebiliyor...
Anyway, i wish everybody who is still alone a happy marriage and life with her/his lover forever!
One of your fan,

Gamzeli said...

Güzel birşey ve aklımızda bulunacak bir yazı...Teşekkür ederiz bizi bilgilendirdiğin için...

Erkin said...

Recaederim:)

Anonymous said...

Yaş 35 yolun yarısı yanlış yazılmış...Yaş 25 yolun tam yarısı ediyor. Saygılarımla

Basket maçı bulayım aynen gidiyoruz hocam...

Anonymous said...

Bu yaş meselesi önemli.

18 yaşında kimin parasıyla evleniyorsun? Ne olgunluğu!...ev geçindirceksin...Ama eğer evlilik sadece çocuk yapmak ise bunun için yaş faktörü önemli değil, 14 ünde çocuk emziren çoktur ülkemizde.

Zaten bu işlerde insanlar çevresine bi bakar. Kim ne yapıyo? Sonucu ne? Çok pişman biliyorum, evlenen.Sorumluluktan kaçıyorlar demek doğru değil. Bu iş ne yiyeceksin, ne içeceksin, nerde yaşayacaksın sorularının öncelikli cevabını aradığın bi iş. Bu üç unsur değişecekse evlenince işler zora biner.