30 May 2008
25 May 2008
A, B1, B2 ve D vitaminleri en çok hangi yiyecekte vardır?
BALIK, balık eti, kırmızı ete oranla daha az yağlıdır. A, B1, B2 ve D vitaminlerini en çok balıkta bir arada bulabiliriz. Hepimizin bu yoğun iş temposunda öğünlerimizi ayakta veya hızlı yediğimiz aşikar. Ama sağlık problemleri kapıyı çalınca ve uzun sağlıklı bir yaşam tercih ettiğimizde, balığın bunu bize kazandıran en iyi yiyecek olduğunu düşünüyorum. Nedersiniz ? Haftada yada iki haftada bir balık yemeği tercih ediyorum. Eşime, dostlarıma ve öğrencilerime de her mevsim balık yemelerini tavsiye ediyorum. Tabi ki balığın faydaları saymakla bitmez! 
Bilindiğinin aksine bir balık sofrası o kadar pahalı değil! İstendimdi hesaplı ve doyurucu bir sofra hazırlana biliniyor. Deniz kenarında yaşama sakta, başkentte çok taze balıklara ulaşıla bilinir. Eşinizin yardımıyla da en geç iki saatte bir balık sofrası da hazırlana bilinir. Herkese afiyet olsun.
Masamızdaki bu beyaz gül için değerli eşim Denize sonsuz teşekkürler.Bilindiğinin aksine bir balık sofrası o kadar pahalı değil! İstendimdi hesaplı ve doyurucu bir sofra hazırlana biliniyor. Deniz kenarında yaşama sakta, başkentte çok taze balıklara ulaşıla bilinir. Eşinizin yardımıyla da en geç iki saatte bir balık sofrası da hazırlana bilinir. Herkese afiyet olsun.
21 May 2008
Filiz ve Murat ERDEM

Sevgili Filiz ve Murat Erdem,
Çekilen resimlerinizde paylaştıkça çoğalan tek şey sizin doğal sevginizin, evlilik gibi bir noktayla ebedileştirdiğinizde sevginizin ömür boyu çoğalmasını gönülden dileriz... Yaşamınız boyunca sevginiz, dostluğunuz, yardımseverliğiniz ve sizleri mutlu eden her şey her zaman sizinle olsun ki bizler sizler kadar mutlu olalım.
Ömür boyu mutluluklar dileriz.Erkin ve Deniz YILDIRIM
The YILDIRIMS wish you happiness forever.
11 May 2008
My mum says
I gave you life, but cannot live it for you.I can teach you things, but I cannot make you learn.I can give you directions, but I cannot be there to lead you.I can allow you freedom, but I cannot account for it.I can take you to church, but I cannot make you believe.I can teach you right from wrong, but I cannot always decide for you.I can buy you beautiful clothes, but I cannot make you beautiful inside.I can offer you advice, but I cannot accept it for you.I can give you love, but I cannot force it upon you.I can teach you to share, but I cannot make you unselfish.I can teach you respect, but I cannot force you to show honor.I can advise you about friends, but cannot choose them for you.I can tell you the facts of life, but I can't build your reputation.I can tell you about drink, but I can't say "no" for you.I can tell you about lofty goals, but I can't achieve them for you.I can teach you about kindness, but I can't force you to be gracious.I can warn you about sins, but I cannot make you moral. I can love you as a child, but I cannot place you in God's family.I can pray for you, but I cannot make you walk with God.I can tell you how to live, but I cannot give you eternal life.I can love you with unconditional love all of my life... and I will!!!
6 May 2008
Değerli sözler
Bakmasını bilmeyen gözler, cehaletin aynasıdır.
Her doğan gün akıllı bir insan için yeni bir başlangıçtır.
Her doğan gün akıllı bir insan için yeni bir başlangıçtır.
1 May 2008
Özel okul veya kurslarda İngilizce öğretmenliği
Mayıs ayının birinde Kuğu Dershanesi Müdürü Semih BEKMEZCİ ve ben Başkent Üniversitesi’nin düzenlemiş olduğu özel sektörde kariyer günleri toplantısına katıldık. Toplantıya çok sayıda eğitim fakültesi öğrencisi geldi. Sektöre girmek isteyen ve özel sektörde öğretmen olarak kariyer planları yapan üçüncü sınıf öğrencileri sohbet anında sorularını bize çekinmeden yönelttiler.
Bence sevgiyi, sabrı ve disiplini içinde barındıran her öğretmen adayı Türkiye’nin her yerinde İngilizce öğretmenliğini yapabileceğini belirtim. Bizi izleyenler arasında Rektör yardımcısı ve İngilizce öğretmenlerde vardı. Kurumu ve beni güz dönemindeki kariyer günlerine bir daha davet ettiler.
Bence sevgiyi, sabrı ve disiplini içinde barındıran her öğretmen adayı Türkiye’nin her yerinde İngilizce öğretmenliğini yapabileceğini belirtim. Bizi izleyenler arasında Rektör yardımcısı ve İngilizce öğretmenlerde vardı. Kurumu ve beni güz dönemindeki kariyer günlerine bir daha davet ettiler.
26 April 2008
Vladimir Putin / Такого как Путин
My boyfriend is dumb, he smokes and he’s drunk
My boyfriend is dumb, more than
Powers AustinI told him get out,
I need a new boy
I thought and I know
he must be like Putin.
He must be like Putin, that to begin
He must be like Putin, then I’ll give in
You must be like Putin, there’s just one way
You must be like Putin, you’ll not run away
Yeah I've seen him on TV, NTV. I enjoy English version.
I found this song very interesting. A popular president is appearing in a popular music in the world. I like him. I suppose, I'll listen that song in discos in the South of Turkey in this summer! :))
My boyfriend is dumb, more than
Powers AustinI told him get out,
I need a new boy
I thought and I know
he must be like Putin.
He must be like Putin, that to begin
He must be like Putin, then I’ll give in
You must be like Putin, there’s just one way
You must be like Putin, you’ll not run away
Yeah I've seen him on TV, NTV. I enjoy English version.
I found this song very interesting. A popular president is appearing in a popular music in the world. I like him. I suppose, I'll listen that song in discos in the South of Turkey in this summer! :))
23 April 2008
5 April 2008
1st Ted ELT Conference on 24th of May 2008
Turkish Education AssociatioTurkish Association cordially invites you to the 1st ELT Conference: Learning Horizons and Teaching Summits on May 24 2008.
Please visit the following address for registration
http://elt.ted.org.tr/
CONFERENCE PROGRAM
08.00-09.30 Registration and workshop ticket collection
08.30-09.45 Sevinç ATABAY
Turkish Education Association General Director
Opening speech
09.45-10.45 Gordon LEWIS
Critical and Creative Thinking for Secondary Students
10.45-11.00 COFFEE BREAK
11.00 - 12.00 Paul DAVIS
Lexical chunks and spoken grammar - lessons from corpus linguistics
12.00-13.30 LUNCH
13.30-14.30 Johanna STERLING
Messages and Developing Writing Skills
14.30-14.45 BREAK
14.45-15.45 Joseph MALLOY
Crossing the Curriculum
Paul DAVIS
Dogme : towards a teaching style that meets the need of the students
Guy ELDERS
Why do we do what we do?
Patrick SHORTT
Integrating Skills, Integrating Learning Styles
Tom GODFREY
What if Hakan Sükür was an English teacher: How effective is ELT teacher training?
Angela KONSTANCE
An ounce of motivation is worth a ton of pedagogy: tipping the balance in favor of learning
Eve CHAMBERS
Assessment of Speaking and Listening in the Communicative Classroom
Michael WITBECK
An Approach to English Language Learning Through Lterature
Raymond KERR
Taking CLIL to new dimensions
Wendy KASAP
What does critical thinking mean to you?
15.45-16.15 COFFEE BREAK
16.15-17.15 Michael RUNDELL
Helping Learners Become Confident Writers
17.15-17.30 RAFFLE
17.30-18.30 COCKTAIL
Please visit the following address for registration
http://elt.ted.org.tr/
CONFERENCE PROGRAM
08.00-09.30 Registration and workshop ticket collection
08.30-09.45 Sevinç ATABAY
Turkish Education Association General Director
Opening speech
09.45-10.45 Gordon LEWIS
Critical and Creative Thinking for Secondary Students
10.45-11.00 COFFEE BREAK
11.00 - 12.00 Paul DAVIS
Lexical chunks and spoken grammar - lessons from corpus linguistics
12.00-13.30 LUNCH
13.30-14.30 Johanna STERLING
Messages and Developing Writing Skills
14.30-14.45 BREAK
14.45-15.45 Joseph MALLOY
Crossing the Curriculum
Paul DAVIS
Dogme : towards a teaching style that meets the need of the students
Guy ELDERS
Why do we do what we do?
Patrick SHORTT
Integrating Skills, Integrating Learning Styles
Tom GODFREY
What if Hakan Sükür was an English teacher: How effective is ELT teacher training?
Angela KONSTANCE
An ounce of motivation is worth a ton of pedagogy: tipping the balance in favor of learning
Eve CHAMBERS
Assessment of Speaking and Listening in the Communicative Classroom
Michael WITBECK
An Approach to English Language Learning Through Lterature
Raymond KERR
Taking CLIL to new dimensions
Wendy KASAP
What does critical thinking mean to you?
15.45-16.15 COFFEE BREAK
16.15-17.15 Michael RUNDELL
Helping Learners Become Confident Writers
17.15-17.30 RAFFLE
17.30-18.30 COCKTAIL
3 April 2008
2-1 Great vicotry in Kadıköy. Chelsea lost the game in Turkey!
Fenerbahce 2 - 1 Chelsea. Bye bye Chelsea!
The richest English football club on the world lost the game in Turkey! This is a football, when you play well, you can win and definitely an English football team can get the dirty end of the stick!
The Chelseas' shares are going to be loss in value owing to damage of Fenerbahçe (Turkish champion). Lost the match, Lost the shares!
Zico is the great man in Turkey's heart, Turkish fans are so happy!
The richest English football club on the world lost the game in Turkey! This is a football, when you play well, you can win and definitely an English football team can get the dirty end of the stick!
The Chelseas' shares are going to be loss in value owing to damage of Fenerbahçe (Turkish champion). Lost the match, Lost the shares!
Zico is the great man in Turkey's heart, Turkish fans are so happy!
1 April 2008
Şükrü Saracoğlu bekle cesur adamlar geliyor...
Bu cesur adamlara güveniyorum; Volkan Demirel, Önder, Lugano, Edu, Vederson, Deivid, Aurelio, Maldonado, Uğur, Alex ve Kezman. Fenerbahçemize güveniyoruz. Yaşasın Fenerbahçe.
Fenrbahce is ready to beat Chelsea!
Fenrbahce is ready to beat Chelsea!
28 March 2008
Keman ve aşkı
Şimdi en çok ne istiyorum biliyor musun? el ele Galata köprüsünde yürümek ve o tanık olduğum eşsiz tarihi şehri, o köprüden sana anlatmak isterdim, olsun boş ver yağarsa yağsın yağmur yeter ki ellerimi tut. Sakın bırakma! Bak sağımızda Galata kulesi. Altındaki kahvehanede sıcak bir çay içebiliriz, istersen oradan istiklal caddesi işte meşhur Beyoğlu, daha neler neler... Mısır çarşısına doğru yürümek tarihi çarşının içinde ell ele dolaşmak bir başkadır o şehirde, şehri güzelliğine güzellik katacak tek şey elbet sen olacak sın ey kollarımdaki sevgili. Tek istediğim İstanbul unda buna tanık olması varsın yağmur durmadan yağsın ama elimi bırakma. Balığın ası elbet İstanbul da başkadır. Adalar ise nefes aldığımız başka güzel tarihi mekanlardır. Faytonda gezmekte bir başkadır. İstanbul duy sesimi bir gün senden de güzel birini sana getireceğim demiştim. Hem de habersiz... Nasıl gizliden gizliye keman çalsamda senden uzaklarda bir gün güneş batarken senin için çalacak bu eller işte o zaman şehri İstanbul da duyulacak haberler Galata da bir keman aşık olmuş bir anadolu kızına... herkes meraktan açar pencerelerini duymak için o acılı kemanı. Neden? diye sorarlar. Uzun değil kısadır hikayesi. Dinlersen bu eşsiz melodiyi anlarsın kemancının o anadolu kızına karşı ölümsüz aşkını, işte o zaman eğer göz yaşları gelirse gözünden dudaklarına doğru cevabı vermek istese de dudaklar, kalp buna dayanmaz, kalır tek şahit güneşin batışıyla çift arasındaki çinekoplar. İşte her ay 30 Mayısta güneş batarken bu balıklar burada kendilerini tam işte, tam köprünün bu noktasına kendilerini atarlar uçarcasına havaya... Çiftin son görüldüğü yer. Ve adeta ölümüne sıçrar balıklar kimi ölür, kimi ise o anı şehri İstanbulluya hatırlatır. Kemanın nameleri Niğdeli güzel kıza sadece gün batarken o an çalınırmış herkes mest olurmuş o namelerde ... Köprünün o noktasına öğleden sonra toplanan balıkçılar şaşkınlık, bir o kadarda üzüntüyle çinekopların intiharını seyredermiş. Hatta bazılarının ağladığı buna dayanamadığı, bazılarının da çinekopların Denizden ilk çıktıkları an o kemanın sesini dudyduklarını söylerler. Niğdeli güzel çok severmiş o kemanı. Her yıl 30 Mayısta Kemanın bir günlüğüne tekrar tam bu noktaya geldiği söylenir. Sesi ilk duyanın balıklar olduğu söylenir. O kadar güzel ve hüzünlü çalarmış ki, tereddütsüz Denizi bile bırakmaya cesaret edermiş küçük şahitler.
24 March 2008
Elektrik-Elektronik, Bilgisayar Mühendisleri Takım Arkadaşları aranıyor
Merhabalar arkadaşlar;
Savunma Sanayi Projelerimizde görev alacak,
Yurt içi-yurt dışı seyahat engeli olmayan
Askerlikle ilişiği bulunmayan,
iyi derecede İngilizce bilen,
Elektrik-Elektronik, Bilgisayar Mühendisleri Takım Arkadaşları İş Tanımı:
C/ C++/PHP/JAVA Yazılım dilleri konusunda deneyimli
MySQL konusunda bilgi sahibi
SDL/OpenGL kütüphaneleri konusunda bilgi sahibi
UML ile tasarım konusunda bilgi sahibi
Tercihen MIL-STD 498 / ISO IEC 12207 standartları ile Yazılım Geliştirme konusunda çalışmış
ilgilenen arkadaşlar bana ulaşabilir.
Ertunc Dagdeviren
532 3848057
505 6705700
ertunc.dagdeviren@gmail.com
ertuncdagdeviren@hotmail.com
Savunma Sanayi Projelerimizde görev alacak,
Yurt içi-yurt dışı seyahat engeli olmayan
Askerlikle ilişiği bulunmayan,
iyi derecede İngilizce bilen,
Elektrik-Elektronik, Bilgisayar Mühendisleri Takım Arkadaşları İş Tanımı:
C/ C++/PHP/JAVA Yazılım dilleri konusunda deneyimli
MySQL konusunda bilgi sahibi
SDL/OpenGL kütüphaneleri konusunda bilgi sahibi
UML ile tasarım konusunda bilgi sahibi
Tercihen MIL-STD 498 / ISO IEC 12207 standartları ile Yazılım Geliştirme konusunda çalışmış
ilgilenen arkadaşlar bana ulaşabilir.
Ertunc Dagdeviren
532 3848057
505 6705700
ertunc.dagdeviren@gmail.com
ertuncdagdeviren@hotmail.com
21 March 2008
İngiliz Universiteleri Ankarada
IEFT 2 Nisan 2008 / Ankara - Sheraton Otel Convention Center 12:00–18:00. Hayallerinizi ertelemeyin çünkü dün bitti, yarınınızı, geleceğinizi planlayın.
20 March 2008
Tubitak Bilimsel Programlar Uzmanı alacak
TUBİTAK Bilimsel Programlar Uzmanı ve Uzman Yardımcısı kadrolarında çalışacak personel alacak. Tubitak'ın sayfasından gerekli bilgileri alabilirsiniz.
18 March 2008
18 Mart 1915
Çanakkale Şehitlerine Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi. -Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya- Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya. Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı! Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı' Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi, Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi! Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer, Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer. Yedi iklimi cihânın duruyor karşında, Avusturalya'yla beraber bakıyorsun: Kanada! Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk: Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk. Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ... Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ! Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil, Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil, Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına; Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına. Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz... Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz. Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb, Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb. Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı; Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı; Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin; Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin. Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam, Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam. Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer; O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer... Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak, Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak. Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller, Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller. Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere, Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre. Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler... Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler! Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından; Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat iman? Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm? Çünkü te'sis-i İlahi o metin istihkâm. Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler, Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer; Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedi serhaddi; 'O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme' dedi. Asım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek: İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek. Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar... O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar, Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi... Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın? 'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın. Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb... Seni ancak ebediyyetler eder istiâb. 'Bu, taşındır' diyerek Kâ'be'yi diksem başına; Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına; Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle, Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle; Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan, Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan; Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına, Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına, Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem; Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem; Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana... Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana. Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini, Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i, Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran... Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran, O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın; Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın; Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât, Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât... Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.
Mehmet Akif Ersoy
You know it was on March 18, 1915 a great battle, called "The SeaBattle of Canakkale" occured as a legend of the great war, the First World War!
Mothers who sent their sons to war from a far off and, dry your tears. Yoursons are in our hearts. They are in peace & will sleep in peace and comfort After giving their lives for this soil, your sons are now our sons too..." by Mustafa Kemal ATATÜRK
Mehmet Akif Ersoy
You know it was on March 18, 1915 a great battle, called "The SeaBattle of Canakkale" occured as a legend of the great war, the First World War!
Mothers who sent their sons to war from a far off and, dry your tears. Yoursons are in our hearts. They are in peace & will sleep in peace and comfort After giving their lives for this soil, your sons are now our sons too..." by Mustafa Kemal ATATÜRK
Uzun Ince Bir Yoldayım
Uzun ince bir yoldayim
Gidiyorum gündüz gece
Bilmiyorum ne haldeyim
Gidiyorum gündüz gece
Dünyaya geldigim anda
yürüdüm ayni zamanda
Iki kapili bir handa
Gidiyorum gündüz gece
Düsünülürse derince
Uzak gözükür görünce
Yol bir dakka miktarinca
Gidiyorum gündüz gece
Sasar Veysel is bu hale
Gah ağlayan gahi güle
Yetişmek icin menzile
Gidiyorum gündüz gece
By Tarkan
Gecenin yorgunlugunu attığım bir esnada radyoda Aşık Veysele kulak verdim, dudaklar mırıldandı yorgun olsada. Ne güzel çalar o sazın aşığı, gündüzleri öğrencilerim geceleride kitaplarım nerde bunun ortası? Nerde sevgili, gündüz gece gündüz gece...
Hiç sevgilisiz bir yol olurmu varsada çeksin gitsin, yolum olmasın varsada kaderde çeksin gitsin. Yetişmek nereye! sevgisiz hele sevgilisiz. Gidiyorum gündüz gece gündüz gece...
Durmayan şu zamanda bu yolda yeğler sevgili beraber el ele yürümeyi, musallat taşı son nokta olsada eller beraber olsa gerek, kısmet göz yaşından öte. Gidiyorum gündüz gece...
Ne için koştururuz bu yollarda varsa bir sınav niye olmaz hemen şimdi? Neyi bilmem yarını mı? Bilmiyorum ne haldeyim, gidiyorum gündüz gece.
Susmak mı gerçek olan, ...yoksa eskisi gibi kağıtla kalemimi tekrar aynı arenada karşılaştırmak mı. Korkum var işte tam o noktada. Yıllar geçti yazmayalı, söz verdim bitsin diye. Birkaç gün önce gizliden gizliye sözün bittiği yerde kalemime sarılıp yazmayı denesemde gizliden gizliye ... dediğim anda "Okudum yazdıklarını ..." dediği anda tekrar anladım Sevdiğmi...
Gidiyorum gündüz gece
Bilmiyorum ne haldeyim
Gidiyorum gündüz gece
Dünyaya geldigim anda
yürüdüm ayni zamanda
Iki kapili bir handa
Gidiyorum gündüz gece
Düsünülürse derince
Uzak gözükür görünce
Yol bir dakka miktarinca
Gidiyorum gündüz gece
Sasar Veysel is bu hale
Gah ağlayan gahi güle
Yetişmek icin menzile
Gidiyorum gündüz gece
By Tarkan
Gecenin yorgunlugunu attığım bir esnada radyoda Aşık Veysele kulak verdim, dudaklar mırıldandı yorgun olsada. Ne güzel çalar o sazın aşığı, gündüzleri öğrencilerim geceleride kitaplarım nerde bunun ortası? Nerde sevgili, gündüz gece gündüz gece...
Hiç sevgilisiz bir yol olurmu varsada çeksin gitsin, yolum olmasın varsada kaderde çeksin gitsin. Yetişmek nereye! sevgisiz hele sevgilisiz. Gidiyorum gündüz gece gündüz gece...
Durmayan şu zamanda bu yolda yeğler sevgili beraber el ele yürümeyi, musallat taşı son nokta olsada eller beraber olsa gerek, kısmet göz yaşından öte. Gidiyorum gündüz gece...
Ne için koştururuz bu yollarda varsa bir sınav niye olmaz hemen şimdi? Neyi bilmem yarını mı? Bilmiyorum ne haldeyim, gidiyorum gündüz gece.
Susmak mı gerçek olan, ...yoksa eskisi gibi kağıtla kalemimi tekrar aynı arenada karşılaştırmak mı. Korkum var işte tam o noktada. Yıllar geçti yazmayalı, söz verdim bitsin diye. Birkaç gün önce gizliden gizliye sözün bittiği yerde kalemime sarılıp yazmayı denesemde gizliden gizliye ... dediğim anda "Okudum yazdıklarını ..." dediği anda tekrar anladım Sevdiğmi...
8 March 2008
Bir çiçek günü (Women's Day)
Başta annelerimin, sonra eşimin ve huzurunuzda bütün Tük ve dünya kadınlarının gününü kutlarım.
Bir çiçek günü adeta sevilenlerin sevilmeyi hak ettiği özel bir gün. Ne mutlu bana müdürüm bir bayan, ne mutlu bana meslektaşlarımın çoğu bayan...
Şunu bilir şunu söylerim, bayanlar olmasa bu hayat çekilmez. Üzülerek şunuda itiraf edeyim ki erkek egemen bir dünya hiç de güzel değil! Benim ülkemin çok okuyan çok çalışan, toplumun her yerinde çeşitli kademelerde çalışan bayanlara ihtiyacı var.
Bir çiçek günü adeta sevilenlerin sevilmeyi hak ettiği özel bir gün. Ne mutlu bana müdürüm bir bayan, ne mutlu bana meslektaşlarımın çoğu bayan...
Şunu bilir şunu söylerim, bayanlar olmasa bu hayat çekilmez. Üzülerek şunuda itiraf edeyim ki erkek egemen bir dünya hiç de güzel değil! Benim ülkemin çok okuyan çok çalışan, toplumun her yerinde çeşitli kademelerde çalışan bayanlara ihtiyacı var.
6 March 2008
Kar ve Ben
Esiyor tane tane yine beyaz bir rüzgar.
Söyleyin hangi kuşun kanatları yolundu?
Yine hangi ağaçtan döküldü bu yapraklar?
Yağan beyaz bir sükut, bir mahşerdir sanki kar!
Bir hicret sevdasıdır ruhumu sardı yine.
Ruhum gibi pervasız yoldaşlar da bulundu.
Ruhum karıştı gitti bu kar tanelerine;
Şimdi yağan kar değil, ruhumdur kar yerine.
Cahit Sıtkı TARANCI
Söyleyin hangi kuşun kanatları yolundu?
Yine hangi ağaçtan döküldü bu yapraklar?
Yağan beyaz bir sükut, bir mahşerdir sanki kar!
Bir hicret sevdasıdır ruhumu sardı yine.
Ruhum gibi pervasız yoldaşlar da bulundu.
Ruhum karıştı gitti bu kar tanelerine;
Şimdi yağan kar değil, ruhumdur kar yerine.
Cahit Sıtkı TARANCI
5 March 2008
Fenerbace won! Fenerbahçe kazandi! Sevilla kaybetti!
The Goalkeeper of Fenerbahce, Mr Volkan DEMIREL made history for all TURKEY. Volkan you're our hero. I love Fenerbahçe! :) Demirel saved 3 penalties so Sevilla lost the match!
Bye bye Sevilla!
Güle güle Sevilla
Milan gitti... AMA Fenerbahçe çeyrek finalde... Bütün Türkiye, Gs sı, Besiktaşlısı herkes sizin için ayktaydı.
Fenerbahçeli olmak başkabir ayrıcalık olsa gerek:)
Bye bye Sevilla!
Güle güle Sevilla
Milan gitti... AMA Fenerbahçe çeyrek finalde... Bütün Türkiye, Gs sı, Besiktaşlısı herkes sizin için ayktaydı.
Fenerbahçeli olmak başkabir ayrıcalık olsa gerek:)
Subscribe to:
Posts (Atom)