5 November 2006

Poetry, politics and peace

A cup of tea, a piece of paper, a pencil, and a poetry book are the most faithful friends of Turkish Prime Minister Bülent ECEVIT.

Uzun bir süredir adadan arayan olmuyordu, taki dün geceye kadar! Çok yorgundum, ve erken yatmıştım. Eski öğrenci arkadaşlarımdan biri gece 12 civarında ısarla telefonumu çaldırıyordu. Ben senin vefatını ada'dan öğrendim.

Yıl 1974 Kıbrıs’a çıkartma kararı alan dönemin başbakanıydın. Eğitimim dolayısıyla adada dört sene kaldım. Üniversitenin kütüphanesinde çalışırken olsun, Lefkoşa ve Gazimagosa gibi şehirlerin köylerinde olsun, o yıllar verdiğin mücadelenin yaşayanlarıyla sohbet yapma imkanım oldu. Toplu gömülenlerin mezarlarını ziyaret ettim. Güneyden kuzeye kaçış öykülerini dinledim. İngiliz kaynaklarından bazı kitapları okudum. O zaman 1974 Barış harekatının gerekliliğine inandım!. Biliyor musun? Seni küçük çocuklardan en yaşlısına kadar herkes hala tanıyor ve seviyor. Yıl 2001 di bir köyde Ecevit adında bir ilköğretim öğrencisiyle tanışmıştım. Oldukça fazla şaşırdım, genç oğlan seni çok iyi tanıyor ve çok seviyordu. Küçük dudaklar şiirlerini haykırdıkça, gençler bayrağı teslim etmedikçe adaya getirmiş olduğun özgürlük anlayışı nesilden nesile aktarılabilecektir.

Biz adayı ziyaret edenler orda yaşanan zulümleri okuduk, sorduk ve hayatta olanlarla konuştuk. Unutmayacağız!!!. Senide Kıbrıs Türkü, asla unutmayacağından eminim.

7 comments:

Anonymous said...

Tevazu dolu bir insandı. Çok üzüldüm.

Anonymous said...

Kendim ve ülkem için duyduğum üzüntü sonsuzdur...

Serap Yalçın

Anonymous said...

Hep böyle gizli yazıyorsun. Yazdıkların cok farklı keşke hep yazsan.

Başlığı bence gizlemişsin. Sen Ecevit'e kısa bir mektup yazmışsın. Mekanı cennet olsun...

Arda

Serarp & Sertaç said...

Toprağı bol olsun. Gerçekten iyi bir insandı. İyi bir mektup yazmışın.

Arda said...

Mektubunu beyendim.

Anonymous said...

Özleyeceğiz

Anonymous said...

Gerçek bir beyefendiydi. Özlettirecek kendini.